<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ACSA TV - Assyrian Chaldean Syriac Association &#187; Turkce</title>
	<atom:link href="https://www.acsatv.com/?cat=12&#038;feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.acsatv.com</link>
	<description>Just another WordPress site</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 08:28:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>sv-SE</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.1.42</generator>
	<item>
		<title>İsveçten bir gazeteci grubunun etik dışı Türkiye gezisi</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=2352</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=2352#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 May 2013 20:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=2352</guid>
		<description><![CDATA[Mart ayında Turkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve AB Bakanı Egemen Bağış İsveç ziyaretleri dolayısıyla Türk Büyükelçiliği Stockholm’de Grand Otel’de Türk basınına yönelik bir basın toplantısı düzenledi. Basın kartımız olmasına ve Dışişleri Bakanlığı tarafından akredite olmamıza rağmen bizler Süryanice yayın yapan televizyonda çalıştığımız ve muhalif medyada yazdığımız için basın toplantısına alınmadık. Bizlerin basın toplantısına katılmamıza izin [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=1848" rel="attachment wp-att-1848"><img class="alignnone size-full wp-image-1848" alt="cözüm-süreci-suryaniler-Egemen-Bagıs" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/cözüm-süreci-suryaniler-Egemen-Bagıs.jpg" width="580" height="356" /></a></p>
<p><strong>Mart ayında Turkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve AB Bakanı Egemen Bağış İsveç ziyaretleri dolayısıyla Türk Büyükelçiliği Stockholm’de Grand Otel’de Türk basınına yönelik bir basın toplantısı düzenledi. Basın kartımız olmasına ve Dışişleri Bakanlığı tarafından akredite olmamıza rağmen bizler Süryanice yayın yapan televizyonda çalıştığımız ve muhalif medyada yazdığımız için basın toplantısına alınmadık.</strong></p>
<p>Bizlerin basın toplantısına katılmamıza izin vermeyen Büyükelçilik bir ay sonra İsveç’ten 14 gazetecinin katıldığı bir Türkiye gezisi düzenledi.</p>
<p>Türkiye’ye davet edilen gazetecilerin uçak, otel, yiyecek ve tüm masrafları Türk Hükümeti tarafından karşılandı. Gazeteciler AB Bakanı Egemen Bağış’ı da ziyaret edip kendi aralarında topladıkları paralarla satın aldıkları hediyeyi kendisine verdiler.</p>
<p>Hemde bunu Türkiye’nin en büyük toplu basın davası sürer, 26’sı tutuklu 46 gazetecinin mahkemeye çıkarıldığı günlerde yaptılar.</p>
<p>Egemen Bağış geçtiğimiz yıll BBC’de yaptığı bir söyleşide cezaevindeki gazetecileri katil, tecavüzcü ve soyguncu olarak suçladı. Ocak ayında aralarında Milletvekili Yılmaz Kerimo’nun da bulunduğu Süryanilerin temsilcilerini soykırımını kabul eden yasaya parlamentoda evet oyu verdiği için tehdit etti ve masturbasyon yapmakla suçladı.</p>
<p>Daha önce de Ben soykırımı inkar ediyorum. Gelsin beni İsviçre tutuklasın diyerek soykırımında yaşamını yitirenlere ve yakınlarına hakaretler yagdırdı.</p>
<p>Bağış ifade ve düşünce özgürlüğüne yönelik saldırılarını kabul ettiği 14 İsveçli gazetecinin önünde de sürdürdü. Bir Şairin yazdığı şiiri twitter&#8217;de yayımladığı için mahkemenin 10 ay hapis cezasına çarptırdığı Dünyaca ünlü Müzisyen Fazıl Say’a verilen cezayı “İnsanlar bir birlerinin kutsal degerlerine saygı göstersin” diyerek savundu.</p>
<p>Davetli meslekdaşlarımız basın özgürlüğüne yönelik bu saldırıyı izlemekle yetindiler. Karşı çıkma cesaretini gösteremediler. Üstelik kendisine hediye vererek ödüllendirdiler ve basın ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılarını meşrulaştırdılar.</p>
<p><a name="_GoBack"></a>Bizim daveti kabul edip Türkiye&#8217;de giden meslekdaşlarımıza sorularımız şunlardır.</p>
<p>Dünyada en fazla gazeteci hapseden ülkenin Türkiye olduğunu ve ifade özgürlüğün sıralamasında 179 ülke içinde Türkiye&#8217;nin 154. sırada olduğunu belirten Sınır Tanımayan Gazetecilerin rapordan haberiniz yok muydu?</p>
<p>Avrupa Gazeteciler Birliği ve İsveç Gazeteciler Birliği&#8217;nin Türkiye&#8217;de ifade özgürlüğü ihlallerini protesto edip cezaevindeki gazetecileri adopte kampanyası sürdürdüğünü bilmiyor muydunuz?</p>
<p>Sizler Egemen Bagış&#8217;a hediye verirken, Dünyanın en büyük gazeteci davasının başladığını 26&#8217;sı tutuklu 46 meslekdaşınızın mahkemeye çıkarıldığını bilmiyor muydunuz?</p>
<p>Meslek Etik Kurulunun gazetecilerin bu tür davetleri kabul etmemesini belirten kuralını okumamışmıydınız?</p>
<p>Türk Büyükelçiliğine sorumuz ise şunlardır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve AB Bakanı Egemen Bağış&#8217;ın 14 Mart günü Grand Otelde yaptığı basın toplantısına girmemizi neden engellediniz?</p>
<p>Türkiye&#8217;ye 14 gazeteciyi neden ve hangi amaçla davet ettiniz?</p>
<p>Egemen Bağış&#8217;ın basın toplantısına katılabilmek için bizlerin de İsveçli meslekdaşlarımız gibi hediye almamız mı gerekiyordu?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Murat Kuseyri, Gazeteci, Evrensel gazetesi</b></p>
<p><b>Dikran Ego, Gazeteci, Assyria TV</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=2352</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaçırılan Süryani din adamları serbest bırakılmadı</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=2326</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=2326#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 May 2013 11:57:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=2326</guid>
		<description><![CDATA[FIRATNEWS.COM &#8211; Basında 22 Nisan günü kaçırılan Süryani din adamlarının serbest bırakıldığı yolunda haberler yer alırken İsveç’teki bazı Süryani örgütleri Türk basınında çıkan haberlerin gerçekleri yansıtmadığını, Halep ve İskenderun Ortadoks Metropoliti Pavlus Yazıcı ve Halep Ortadoks Metropoliti Yuhanna İbrahim’in serbest bırakılmadığını öne sürüyor. Asuri-Süryani-Keldani Derneği Başkanı Özcan Kaldoyo iki din adamının Türkiye’nin işbirliği yaptığı İslamcı grupların [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>FIRATNEWS.COM &#8211; </strong>Basında 22 Nisan günü kaçırılan Süryani din adamlarının serbest bırakıldığı yolunda haberler yer alırken İsveç’teki bazı Süryani örgütleri Türk basınında çıkan haberlerin gerçekleri yansıtmadığını, Halep ve İskenderun Ortadoks Metropoliti Pavlus Yazıcı ve Halep Ortadoks Metropoliti Yuhanna İbrahim’in serbest bırakılmadığını öne sürüyor.</p>
<p>Asuri-Süryani-Keldani Derneği Başkanı Özcan Kaldoyo iki din adamının Türkiye’nin işbirliği yaptığı İslamcı grupların etkin oldukları bölgede kaçırıldıklarına dikkat çekti ve tepkilerin yatıştırılması amacıyla din adamlarının serbest bırakıldığına ilişkin açıklamaların yapıldığını söyledi. Gerçekte ise din adamlarının serbest bırakılmadığını ve Türkiye ile ilişkisi bulunan İslamcı grupların ellerinde bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekili Robert Halef’ten sonra dün de Çevre Partisi Yeşiller Milletvekili Mats Petroft yazılı bir soru önergesiyle iki Süryani din adamının kaçırılmasını Parlamentonun gündemine getirdi.</p>
<p>Din adamlarının Suriye’nin en tehlikeli bölgeleri arasında yer alan Kafer Dael ile Mansura arasında kaçırıldığı ve Türk devletinin bu bölgede çatışma yürüten gruplar hakkında ayrıntılı bilgisi olduğu belirtilen önergede, Türk Hükümetiyle iyi ilişkiler içinde olan İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in din adamlarının durumlarının açığa çıkarılması için Türkiye nezdinde girişimde bulunması isteniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><a href="http://www.firatnews.com/news/guncel/kacirilan-suryani-din-adamlari-serbest-birakilmadi.htm"><span style="color: #3366ff;">KAYNAK: <strong>FIRATNEWS.COM</strong></span></a></span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=2326</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaçırılan mıtranlar hakkında bir komplo teorisi</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=2313</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=2313#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2013 05:35:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=2313</guid>
		<description><![CDATA[Hafta başında kaçırılan Mıtranlar Yohanna Brahim ve Boulus Yazıcı olayında Süryani halkı çok yoğun bilgi kirliliği ile karşı karşıya kaldı. Bilgi kirliliğinin kaynağı T.C. medyası. Bu bilgi kirliliğine ADO’da alet edildi. ADO’nun bunu bilinçli yaptığını tahmin etmiyorum. Aksi taktirde kendi kalelerine gol atmış olurlar. Bu konuda kesin bilgilere sahip olduğunu iddia eden birisi ortaya çıkarsa, [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=2314" rel="attachment wp-att-2314"><img class="alignnone size-full wp-image-2314" alt="Mitranlar" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/04/Mitranlar.jpg" width="580" height="362" /></a></p>
<p><strong>Hafta başında kaçırılan Mıtranlar Yohanna Brahim ve Boulus Yazıcı olayında Süryani halkı çok yoğun bilgi kirliliği ile karşı karşıya kaldı. Bilgi kirliliğinin kaynağı T.C. medyası. Bu bilgi kirliliğine ADO’da alet edildi. ADO’nun bunu bilinçli yaptığını tahmin etmiyorum. Aksi taktirde kendi kalelerine gol atmış olurlar.</strong></p>
<p>Bu konuda kesin bilgilere sahip olduğunu iddia eden birisi ortaya çıkarsa, bence bu kişi veya kişiler mıtranların kaçırılması olayında işbirlikçidirler. Yoksa bu bilgiye sahip olmazlar. Bu yoğun bilgi kirliliğinde konu hakkında ayakları yere basacak bir yazı yazmak imkansız. Bu yüzden hiç yapmak istemediğim bir şey yaparak konu hakkında ortaya bir komplo teorisi atıyorum.</p>
<p>Mıtranlar T.C.’nin kontrolü altındaki bir bölgede kaçırıldılar. Bilgilere göre Çeçen gruplar tarafından kaçırılmışlar. Çeçen grupların dizginleri T.C.’nin elindedir. Buda bize olayda T.C.’nin parmağının olduğunu göstermeye yeter herhalde.</p>
<p>Mıtranların serbest bırakıldığı iddiasından sonra bazı çevreler Mıtranların serbest kaldığını ama bunların Esad rejiminin kontrolü altındaki bir bölgede kaybolduğunu iddia ettiler. Ben buna ihtimal vermiyorum. Mıtranlar halen, şoförü öldüren teröristlerin elinde bence.</p>
<p>Mıtranlar daha büyük bir siyasi tezgahta kullanımlak üzere kaçırıldılar. Eğer amaç Suriyedeki Süryanileri korkutup kaçırtmak olsaydı şimdiye kadar öldürülürlerdi ve Süryanilere hemen kaçın mesajı verilmiş olurdu.</p>
<p>Bugün Sabah gazetesindeki bu yazı <a href="http://www.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fwww.sabah.com.tr%2FGundem%2F2013%2F04%2F27%2Fmetropolitle-serbest-birakildi&amp;h=LAQFq9poCAQHTFeCZ948p_xiCOBg9Ufa0CHz7rDvY36wsbQ&amp;s=1" target="_blank" rel="nofollow nofollow">http://www.sabah.com.tr/<wbr />Gundem/2013/04/27/<wbr />metropolitle-serbest-birakildi</a> işi dahada bulanırdı ve komplo teorisini ortaya atmama sebep oldu.</p>
<p>Mıtranlar serbest değil. Neden Sabah gazetesi bu yalan haberi yazdı? Bu haber MİT’in bir dezinformasyonu gibi görünüyor. Süryani kamuoyuna yönelik bu bilgi kirliliği bence Süryani kamuoyunda T.C.’den konu hakkında çözüm getirme beklentilerini şişirmek amaçlı yapılıyor. T.C.’nin teröristlerinin kaçırdığı mıtranlar T.C. tarafından ‘‘kurtarılarak’’ Süryanilere minnet yüklenecek ve kiliselerimiz başta olmak üzere bazı çevreler kapılarını T.C. için ardına kadar açacak.</p>
<p>Birkaç yıldan beri Suryoyo Sat Midyat’ta bayram özel programı yapıyor ve canlı yayınlanıyor. Eğer Suryoyo Sat’ın Canlı yayını sırasında, Çeçen teröristlerden sorumlu Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu seyircilere mıtranların serbest kaldığını ve güvende oldukları ‘‘müjdesini’’ verirse hiç şaşırmayın.</p>
<p>Tabii ilk başta yazdığım gibi bunların hepsi bir komplo teorisidir. Çünkü konu hakkında başka şekilde yorum yapmak imkansızdır.</p>
<p><strong>Dikran Ego</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=2313</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da tarihi Seyfo konuşması</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=2288</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=2288#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2013 08:49:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Akademiska Skrifter]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=2288</guid>
		<description><![CDATA[Dün Taksim’de Ermeni, Süryani ve Rumlara yapılan 1915 soykırımını anma etkinliklerinde Süryani aydınlarından Şabo Boyacı ve Ferit Altınsu’ da katıldı.Anma töreninde Şabo Boyacı kısa bir konuşma yaptı. Aşağıda konuşma metnini okuyabilirsiniz. Yokluğu ve acıları unutulan bir halk. Yirminci yüzyılın başlarında bu topraklarda unutulmayacak bir kıyım yaşanmıştır. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan kadim halklar inançlarından ve [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=2289" rel="attachment wp-att-2289"><img class="alignnone size-full wp-image-2289" alt="taksim-24-nisan" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/04/taksim-24-nisan.jpg" width="580" height="359" /></a></p>
<p><strong>Dün Taksim’de Ermeni, Süryani ve Rumlara yapılan 1915 soykırımını anma etkinliklerinde Süryani aydınlarından Şabo Boyacı ve Ferit Altınsu’ da katıldı.Anma töreninde Şabo Boyacı kısa bir konuşma yaptı. Aşağıda konuşma metnini okuyabilirsiniz.</strong></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Yokluğu ve acıları unutulan bir halk.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Yirminci yüzyılın başlarında bu topraklarda unutulmayacak bir kıyım yaşanmıştır. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan kadim halklar inançlarından ve kimliklerinden dolayı toplu ölümlere mahkum edilmişlerdir. Bizim Süryanicede Seyfo olarak adlandırdığımız kırıma; adına ister soykırım, ister yıkım, ister tehcir deyin ama şu bir gerçek ki bu toprakların öz be öz yerli halkların belleklerinde ve yüreklerinde bu yaşananlar unutulmayacak ve kolay tedavi edilemeyecek yaralar açılmıştır.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Halklar bu dönemde siyasi iktidar kadrolarının politikaları ile bilinçli bir şekilde imhaya tabi tutulmuş, Teşkilat-ı Mahsusa gibi kurulan örgütler sayesinde bu insanlık suçu ve imha projesi başarılı bir şekilde hayata geçirilmiştir.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Anadolu’nun en eski halklarından biri olan ve zengin kültürü, sanatı, uygarlığı ile Süryani halkı da bu dönemde tıpkı diğer dost halkların yaşadığı acıları tatmıştır. Bethnahrin denen iki nehir arasındaki topraklarda yüzyıllardan beridir barışçıl bir şekilde yaşayan ve eline bir tek bile silah almamış olan bu halk dönemin imha politikalarını yürüten siyasi kadrolar tarafından yok edilmiş, toprak ve mülklerine el konulmuş, hayatta kalabilen üyeleri de daha güvenli bölgelere kaçarak yaşama tutunabilme mücadelesi vermiştir. Aydın ve eğitimli bireyleri bu süreçte bilinçli bir şekilde yok edildiği için uzun bir süre yaşadıkları acıları dile getirebilme şansları olamamıştır. Günümüzde yurt dışında yetişen eğitimli ve aydın insanları bu konunun üzerine çalışarak zengin kültürel varlığı da, uğradığı zulüm de unutulan bu halkın yaşadığı acıları ve sıkıntıları gün ışığına çıkarmaya başlamışlardır.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Acı olan başka bir konu ise bu yaşanan yıkımdan sonra bu kadim halkın sürekli maruz kaldığı kültürel asimilasyon olmuştur. Bilinçli olarak dilleri unutturulmuş ve Cumhuriyet döneminden sonra hiç bir temel hakka sahip olamamışlardır. Ne dillerini yaşatabilecekleri bir okulları, ne de ibadetlerini yapabilecekleri yeni kilise inşa edebilme hakları olmuştur. 1700 yıldır bu topraklarda bulunan Patriklik merkezleri Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında bu topraklardan çıkarılmış, günümüzde de örneğin Süryaniler için çok önemli bir dini öneme sahip olan Mor Gabriel manastırının sahip olduğu topraklar, hukuk alet edilerek ellerinden alınmıştır. Süryani halkı, sürekli olarak siyasi kadroların elinde bir rehine ve hoşgörü malzemesi olarak kullanılmaya devam edilmişlerdir.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Ne yazık ki o dönemden bugünümüze kadar bütün siyasi iktidarlar tarafından Anadolu’nun kadim halklarına karsı işlenen bu insanlık suçları hep inkar edilmiştir .Türkiye’nin gerçek bir barışı aradığı bugünlerde geçmişle yapılmayacak bir hesaplaşmanın nafile çabalar olacağı aşikardır. İnanç ve din temeli üzerine kurulmaya çalışılacak olan bir barış ortamı tıpkı geçmişte yaşananlar gibi farklı halklar üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanmaya devam edecektir. Bu topraklarda gerçek anlamda bir barışın tesis edilebilmesi, geçmişte Anadolu’nun kadim halklarına karsı işlenen insanlık suçlarının inkar edilmesi ile değil, bunlarla yüzleşilebilmesi ile mümkün olacaktır. Barışın tesis edilmesi inanç birliği üzerine değil ancak ve ancak insanı degerler üzerinde kurulduğu zaman anlamlı olacaktır.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em>Bu vesileyle 1915 yılında hayatını kaybeden masum hayatların önünde Süryani halkı olarak saygı ile eğiliyoruz. Ve bir daha asla 1915&#8217;ler olmasın diyoruz.</em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em> </em></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><em><strong>Şabo Boyacı</strong></em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=2288</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sait Susin: Siz kimsiniz?</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=2003</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=2003#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2013 09:32:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=2003</guid>
		<description><![CDATA[ACSATV’nin Mıtran Yusuf Çetin ile ilgili yazılarına cevap olarak Sait Susin tarafından yorum bölümüne ACSATV’ye yöneltilen birçok soru soruldu. Yazının sonunda Sait Susin bizim habercilik onurumuza gönderme yaparak yorumunun yayınlanmasının önemine değindi. Ancak sitemize yazılan yoğun yorumlar dolayısı ile Sait Susin’in yorumu çok aşağılara düşerek gündem dışı kaldı. Objektif olmak ve herkesin görüşünü duyurmasının önemine inandığımız [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=2006" rel="attachment wp-att-2006"><img class="alignnone  wp-image-2006" title="Sait Susin" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/04/Sait-Susin.jpg" alt="" width="580" height="360" /></a></p>
<p><strong>ACSATV’nin Mıtran Yusuf Çetin ile ilgili yazılarına cevap olarak </strong><strong>Sait Susin tarafından yorum bölümüne ACSATV’ye yöneltilen birçok soru soruldu. Yazının sonunda Sait Susin bizim habercilik onurumuza gönderme yaparak yorumunun yayınlanmasının önemine değindi. Ancak sitemize yazılan yoğun yorumlar dolayısı ile Sait Susin’in yorumu çok aşağılara düşerek gündem dışı kaldı. Objektif olmak ve herkesin görüşünü duyurmasının önemine inandığımız için Sait Susin’den gelen yorumu bir yazı olarak yayınlamayı uygun bulduk. Ayrıca Sait Susin’in görüşlerini ve eleştirilerini daha geniş bir şekilde yapabilmesi için kendisini önümüzdeki Qolo Hiro programına davet edeceğiz. Yorum, Türkçesi düzeltilmiş bir şekilde aşağıda yayınlanmaktadır. Orijinal yorumu okumak isteyenler aşağıdaki linkte okuyabilirler.  </strong></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Kimsiniz? Kimin adına konuşuyorsunuz? Bu yetkiyi kim size veriyor? Oturduğunuz yerden ahkam kesiyor ve Süryanilerin bulunduğu her yerde büyük saygınlık gören bir ruhaniye böyle dil uzatma cesaretini nereden buluyorsunuz?</em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Bizim geleneğimizde ruhaniye saygı her konunun önünde gelir.</em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>İsveç’ten bütün kesimleri temsil eden guruplar ile Cumhurbaşkanımızla Ankarada yaptığımız görüşmelerde, ayrıca Metropolitimiz Mor Filuksinos Yusuf Çetin’in İsveç seyahatinde yine Süryani Cemaatinin temsilcileri tarafından sıcak bir ilgi ile karşılanmıştır.</em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Sizi rahatsız eden konuyu anlamakta güçlük çekiyorum. Bir Süryani Metropolitin Ülkemizin Cumhurbaşkanından davet alması mı? İsveç Kralı ile görüşmesi mi? ABD’nin son üç başkanı, İngiliz Kraliçesi ve Papa tarafından kabul edilmesi mi? Yaşadığı ülkenin yöneticileri ile iyi diyaloglar içinde olması mı? Lütfen bir açıklık getirin. Bir Süryani Metropolitin başarısı sizi neden rahatsız ediyor?</em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Lütfen bu konuları Süryani temsilcilerine bırakın, onlar temsil ettikleri cemaat adına konuşsunlar.</em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Konu arıyorsanız Suriyede yaşayan ve şu anda büyük sıkıntı içinde olan kardeşlerimizle, İrak’ta boşalan kiliselerimizle ilgilenin.</em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Türkiye’yi ve Türkiyede Yaşayan Süryanilerin durumunu Türkiyede yaşayanlara bırakın. Ülkemizde son on yılda her konuda ilerlemeler kaydedilmektedir alınacak daha çok yol olmasına rağmen her geçen gün daha iyiye gitmektedir. Mor Gabriyel konusu da dahil sizin gibi düşünenler gölge etmedikçe zaman içinde bütün konuların çözüleceğine inanıyor ve haberçilik onurunuza güvenerek bu yazıyı yayınlıyacağınıza inanıyor, saygılar sunuyorum.</em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #666699;"><em><strong>Sait Susin</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #666699;"><em><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=1752"><span style="color: #666699;">http://www.acsatv.com/?attachment_id=1752</span></a></em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=2003</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satir: Abdullah ve kırk haramiler</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=1895</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=1895#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Mar 2013 18:06:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gul]]></category>
		<category><![CDATA[Egemen Bagis]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Cetin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=1895</guid>
		<description><![CDATA[Toplumsal gerçekliğe gülünç, sıradışı, eğlenceli, satirik bir dille yaklaşımın adı olan mizahın ana karakteri eleştirel olmasıdır. Batı kültüründe “humour” olarak geçen mizah, toplumsal işlevi ile değerlendirilmekte, güldürürken sorgulamayı hattâ yıkıcılığı içermektedir. Gelenekler, töreler, toplumsal sistem ve yönetimler, iktidarların yarattığı adaletsizlikler mizahın konusu ve temel eleştiri nesnesidir. Mizah bu nedenle insanlığın özgürleşebilme özne/ergil olma bilincini ve [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumsal gerçekliğe gülünç, sıradışı, eğlenceli, satirik bir dille yaklaşımın adı olan mizahın ana karakteri eleştirel olmasıdır. Batı kültüründe “humour” olarak geçen mizah, toplumsal işlevi ile değerlendirilmekte, güldürürken sorgulamayı hattâ yıkıcılığı içermektedir. Gelenekler, töreler, toplumsal sistem ve yönetimler, iktidarların yarattığı adaletsizlikler mizahın konusu ve temel eleştiri nesnesidir. Mizah bu nedenle insanlığın özgürleşebilme özne/ergil olma bilincini ve mümkün/bütünsel insan olma özlemini ayakta tutan dönüştürücü praksislerden biridir. Süryani toplumu içinde gelenek olmayan karikaturel eleştirilere öncülük yapmayı düşünüyoruz. Bu yüzden daha önce yayınladığımız mizahi resim ve çizimlere okurlar tarafından olumlu yanıtlar geliyor. Daha da ötesi öneriler geliyor. Anonim kalmak isteyen bir okuyucudan gelen mizahi yaklaşımı size sunarız.</p>
<p>Resimleri büyütmek için resimlere tıklayın.</p>
<p><a href="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/abdullah.jpg"><img class="alignnone  wp-image-1893" title="abdullah" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/abdullah-300x225.jpg" alt="" width="580" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/abdullah2.jpg"><img class="alignnone  wp-image-1894" title="abdullah2" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/abdullah2-300x225.jpg" alt="" width="580" height="400" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=1895</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çözüm Süreci, Süryaniler ve Egemen Bağış</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=1852</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=1852#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2013 14:43:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>
		<category><![CDATA[Egemen Bagis]]></category>
		<category><![CDATA[Seyfo]]></category>
		<category><![CDATA[Turkiet]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Cetin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=1852</guid>
		<description><![CDATA[AB ile ilişkilerden sorumlu devlet bakanı Egemen Bağış’ın 16 Ocak 2013 tarihinde Stockholm’de Süryani toplumunun bazi temsilcileriyle konsolosluk binasında yaptığı toplantıda Süryanilerin İsveç parlamentosunun soykırımı tanıması için yaptıkları çalışmalara “mastürbasyon” benzetmesi yapması ile başlıyan tartışma Süryaniler arasında önemli bir gündem maddesi haline gelmiş durumda. Türkiye’deki tüm kesimlerle ‘kucaklaşma’ parolasıyla İsveç’teki Süryani temsilcileriyle görüşen Egemen Bağış [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=1848" rel="attachment wp-att-1848"><img class="alignnone size-full wp-image-1848" title="cözüm-süreci-suryaniler-Egemen-Bagıs" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/cözüm-süreci-suryaniler-Egemen-Bagıs.jpg" alt="" width="580" height="356" /></a></p>
<p><strong>AB ile ilişkilerden sorumlu devlet bakanı Egemen Bağış’ın 16 Ocak 2013 tarihinde Stockholm’de Süryani toplumunun bazi temsilcileriyle konsolosluk binasında yaptığı toplantıda Süryanilerin İsveç parlamentosunun soykırımı tanıması için yaptıkları çalışmalara “mastürbasyon” benzetmesi yapması ile başlıyan tartışma Süryaniler arasında önemli bir gündem maddesi haline gelmiş durumda.</strong></p>
<p>Türkiye’deki tüm kesimlerle ‘kucaklaşma’ parolasıyla İsveç’teki Süryani temsilcileriyle görüşen Egemen Bağış (bu noktaya kadar niyet iyi), gruba yönelik düzeysiz bir dil ile “<em>İ</em><em>sveç ve Avrupa’da Seyfo<a title="" href="file:///C:/Users/Ono/AppData/Local/Microsoft/Windows/Temporary%20Internet%20Files/Content.IE5/LV0HBYDN/Co%CC%88zu%CC%88m%20Su%CC%88reci%20_Suryaniler%20ve%20Egemen%20Bagis_Soner%20Onder.docx#_edn1"><strong>[i]</strong></a>-soykırım mastürbasyonu yapıp </em><em>İ</em><em>sveç’in soykırımı tanımasına sebep oldunuz da ne oldu? Neden Pontus Rumlarını da bu i</em><em>ş</em><em>e karı</em><em>ş</em><em>tırarak kı</em><em>ş</em><em>kırtmacılık yapıyorsunuz?</em>”<a title="" href="file:///C:/Users/Ono/AppData/Local/Microsoft/Windows/Temporary%20Internet%20Files/Content.IE5/LV0HBYDN/Co%CC%88zu%CC%88m%20Su%CC%88reci%20_Suryaniler%20ve%20Egemen%20Bagis_Soner%20Onder.docx#_edn2">[ii]</a> şeklinde hesap soran bir tavrın içine girmiştir. Bağış’ın kullandığı düzeysiz dil Süryanilerin haklı protestosu ile karşılaşmıştır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün resmi ziyareti kapsamında İsveç’e tekrar gelen Egemen Bağış, gazetecilerin bu konudaki sorularını “<em>Ben o kelimeyi kullandı</em><em>ğ</em><em>ımı hatırlamıyorum&#8230; Bu iddialar benim ve hükümetimizin Türkiye’deki reform çabalarımızı baltalamaya yöneliktir</em>” şeklinde cevaplayarak, kendisini barış ve demokratikleşmeden yana, onun seviyesiz tutumunu eleştirenleri barışın ve demokrasinin karşıtı ilan etmiştir. Bununla da sınırlı kalmayıp “<em>içerde kalması gereken konuşmaları</em>” basına sızdırdıkları gerekçesiyle ­– İmralı görüşmelerinin basına yansımasının ardından hükümetin gösterdiği reflekse benzer otoriter bir tavırla – bu görüşmeye katılan Süryani temsilcilerinin ve basının niyetini sorgulamıştır.</p>
<p>Kullanılan düzeysiz yakıştırma bir tarafa Bakan Bağış’ın yaklaşımı tamamiyle sorunlu. Süryanilerle gerçekten ‘kucaklaşmak’ (Egemen Bağış’ın kendi söylemi) istiyen siyasal bir aktör, konsolosluk binasına davet ettiği ‘misafirlerini’ düzeysiz bir dille sorguya çekmek yerine, bu insanlarin hassasiyetlerine herseyden önce saygı göstermeyi bilmesi gerekir. Süryanilerden (ve diger azınlıklardan) İsveç ve diğer ülke parlamentolarında soykırımın tanınmasına dönük çalışma yaptıkları için hesap sormak yerine, aynayı kendisine tutup bunu neden TBMM’de yapamadıklarını kendisine sorması gerekir. Barışın “sizlere bakın iyi yaklaşıyoruz, vakıflara dair günceldeki sorunlarınızı çözüyoruz, fakat siz de akıllı olun, şu soykırım iddialarından vazgeçin” bağlamında bir al-ver oyunu olmadığını birilerinin Egemen Bağış’a ve onun zihniyetindekilere söylemesi gerekiyor.</p>
<p>Tarihi sorunları çözme iradesi ile yola çıkan siyasal aktörlerin herşeyden önce birbirine saygın bir duruş içinde olmaları gerekmektedir. Hiçbir dünya deneyiminde, demagojiyle ve düzeysiz bir dil ile barış inşa edilmemiştir. Dil nötral bir komunikasyon aracı değildir. Bilakis, siyasal aktörlerin mantıki yapılarını deşifre eden hem yapıcı hem de yıkıcı bir işleve sahiptir. Bahsettiğimiz siyasal aktörlerin birbirine karşı ciddi güven sorunu olduğu gerçeğinden yola çıkarsak eğer, dilin yapıcı (<em>performative</em>) etkisinin bu süreçte oynayabilecegi rolün önemi daha iyi anlaşılacaktır. Devlet bakanı Bağış örneğinde görüldüğü gibi, dil sadece insanın başına bela olmakla kalmayip, güven zedeleyici ve yıkıcı sonuçlara da yol açabilmektedir.</p>
<p>Egemen Bağış söylem ve eylemleriyle birçok çevre tarafından sicili kabarık bir bakan olarak tanınıyor. Birkaç yıl önce İsviçre’nin soykırımın inkar edilmesini yasaklayan bir yasayı kabul etmesinin ardından “Ermeni soykırımı yoktur. Gelsin beni tutuklasınlar” diyerek İsviçre’ye ‘meydan’ okuyan bakan Bağış, cezaevinde bulunan gazetecileri ‘tecavüzcü’ ve ‘hırsız’ ilan ederek ayrı bir skandala imza atmıştı. En son Siirt Belediye başkanı Selim Sadak’ın karşısında el-pençe divane dururken çekilmiş fotoğraflarını kendi şahsi twitter’ına yüklemesi ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir siyasi düzeysizlik örneği. İşin en sorunlu tarafı bu bakanın Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin en önemli dinamiklerinden biri olan AB ile ilişkilerden sorumlu olması ve Türkiye’de başlatılan barış sürecinde kendine bir rol biçmesi. Barış, bu tür aktörler eliyle geliştirilecekse vay halimize&#8230; Kendisi için söylenecek tek söz: bir insan olarak tarihi ve vicdanı ile barışmak istiyorsa eğer, kendi atatoprakları Siirt’te yaşıyan Ermenilere ve Süryanilere ne olduğunu biraz araştırıp öyle konuşmasıdır. Bu konuda birçok tarihçinin çok değerli ve detaylı çalışmaları bulunmaktadır.</p>
<p>Süryanilerin sorunu Egemen Bağış’ın kişiliği ile değil, temsil ettiği, diline vuran zihniyet ile ilgilidir. Sorun, tarihle yüzleşmekten kaçan, özür dilemekten korkan bu zihniyetin barış ve barışmada ne denli ciddi ve samimi olup olamayacağıdır. İnkar, unutmamak gerekir ki, bir suçlunun gerçek ile yüzleştiğinde gösterdiği ilk refleks ve ondan kaçmak için bavurduğu akla en kolay gelen yoldur. Barış kolaycı reflekslerin terkedilmesini şart koşan; emek verilmesi, öğrenip yüzleşirken bireysel ve toplumsal düzeyde acı çekilmesi gereken bir katarsis sürecidir. Bu acıyı doğum acısı ile özdeşleştirmek yanlış olmasa gerek.</p>
<p>Türkiye’de başlatılan barış sürecinin kalıcı, hakkaniyetli ve samimi çözümler üretebilmesi için tarih ile barışma yörüngesine oturtulması gerekiyor. Bu nedenle, bu süreç Kürtler dışında Türkiye  ve diasporada yaşıyan tüm azınlık halkları da yakından ilgilendiriyor. Bu sürecin Türkiye’deki azınlıkların tarihi ve güncel sorunlarına ne gibi çözüm perspektifleri içerdiği/içermesi gerektiği tartışılması gereken önemli bir konu olarak karşımızda duruyor.</p>
<p>En son Süryani temsilcilerinin Cumhurbaşkanı Gül tarafindan kabul edilip sorunlarının dinlenmesinin ardından, Cumhurbaşkanı’nın İsveç’e yaptığı resmi ziyaret heyetine Süryani kilisesinin İstanbul metropoliti Yusuf Çetin’i dahil etmesi, devlet bakanı Bülent Arınç’ın kamuoyunda iyi bilinen, en son Almanya başbakanı Merkel’in yaptığı ziyarette Başbakan Erdogan’ın bir kez daha yüzleşmek zorunda kaldığı Mor Gabriel davasının çözümüne dair verdiği olumlu sinyal, en azından Süryanilere dönük yeni bir siyasetin geliştirilmekte olduğunu ortaya koyuyor. Süryaniler arasında birçok çevre, barış sürecini desteklemekle birlikte somut adımlara henüz dönüşmemiş bu söylemlere tarihi deneyimlerine dayanarak ihtiyatla yaklaşıyor.</p>
<p>AKP hükümetinin Türkiye’de katı inkarcılığa dayalı eski paradigmayı büyük oranda yıktığı bir gerçek, fakat yerine nasil bir paradigma kurmak istedigi konusunda belirsizlik halen devam ediyor. Başlatılan barış süreci, cumhuriyet tarihinin inkarcı sayfasının tamamen kapatılması için tarihi önemde bir firsat. İnkarcılığın her biçimiyle köklü bir yüzleşme, Türkiye’de yeni bir sayfanın açılması ve barış sürecinin kalıcılaşıp bir rejim haline dönüşmesinin olmazsa olmaz koşulu. İnkarcılığın bir ayağı Kürdün ve diğer azınlıkların Cumhuriyet tarihi boyunca yok sayılıp her türlü haktan mahrum bırakılması iken, diğer ayağı İttihatçı Osmanlı yönetimi tarafından gerçekleştirilen soykırımın günümüze dek inkar edilmesidir. Türkiye’nin gerçek barışı, yeni paradigma ya da adına “yeni cumhuriyet” denilen süreç inkarcılığin bu iki ayağının son bulmasıyla gerçekleşecektir. Bu bağlamda bir yandan “Kürt sorununu çözüyorum” derken, diğer yandan tarihle hesaplaşmaktan kaçarak, bu soykırımın inkarına devam ederek Türkiye’de adaletli ve kalıcı bir barışın inşa edilemeyeceği açıktır. Aynı şekilde inkarcılığa son vermede ‘seçici’ bir yaklaşım ile bu sorunun çözülemeyeceği de iyi bilinmektedir. Dersim katliamını CHP geleneğine bağlayıp kabul eden Başbakan’ın, kendisi açısından her ne kadar ‘baldıran zehiri’ içmekle eşdeğer olsa da Osmanlı’nın yıkılış sürecinde gerçekleştirilen soykırım ile, cumhuriyet tarihi boyunca bu soykırımın inkarı ve bunun yarattığı travmalar ile de yüzleşmesi gerekmektedir.</p>
<p>Çok mu şey istiyoruz? Bunlar işi yokuşa sürmek mi? Bilakis, bunlar Türkiye’de barış için gerçek anlamda yapılması gereken şeyler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Soner Onder</strong></p>
<p><em>Amsterdam Üniversitesi, Doktora öğrencisi</em></p>
<div><br clear="all" /></p>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
<div>
<p>1 “Seyfo”(Süryanice “kiliç”) Süryanilerin yaşadıklari katliama kendi dillerinde verdikleri isimdir.</p>
</div>
<div>
<p>2 Dikran Ego (27.02.2013)<span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.europaportalen.se/2013/02/turkisk-eu-minister-jamfor-folkmord-med-masturbation" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"> http://www.europaportalen.se/2013/02/turkisk-eu-minister-jamfor-folkmord-med-masturbation</span></a></span></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=1852</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘‘İnkarcılık ve Edepsizlik’’ bakanına Asuri/Süryani aydınlardan cevap</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=1644</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=1644#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2013 08:50:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=1644</guid>
		<description><![CDATA[Baş müzakereci Bakan Egemen Bağış’ın İsveçte Asuri/Süryanilere karşı yaptığı edepsizlik ve hakaret dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan aydınlar ve kurumlar tarafından bir bildiri ile kınandı. BETHNAHRİN, TÜRKİYE VE DÜNYA KAMUOYUNA Türkiye’nin Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakerecisi Egemen Bağış 16 Ocak 2013’te Stockholm’de, İsveç’teki Süryani/Asuri milletvekillerini ve siyasal örgüt temsilcilerini Büyükelçilik binasında bir görüşmeye davet etti. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=1653" rel="attachment wp-att-1653"><img class="alignnone size-full wp-image-1653" title="inkarcılık-ve-edepsizlik-bakani" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/03/inkarcılık-ve-edepsizlik-bakani.jpg" alt="" width="580" height="360" /></a></p>
<p><strong>Baş müzakereci Bakan Egemen Bağış’ın İsveçte Asuri/Süryanilere karşı yaptığı edepsizlik ve hakaret dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan aydınlar ve kurumlar tarafından bir bildiri ile kınandı.</strong></p>
<p><em>BETHNAHRİN, TÜRKİYE VE DÜNYA KAMUOYUNA</em></p>
<p><em>Türkiye’nin Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakerecisi Egemen Bağış 16 Ocak 2013’te Stockholm’de, İsveç’teki Süryani/Asuri milletvekillerini ve siyasal örgüt temsilcilerini Büyükelçilik binasında bir görüşmeye davet etti. Stockholm Büyükelçisi Zergün Korutürk´ün de hazır olduğu görüşmede Bakan Bağış, Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Yılmaz Kerimo, Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekili Robert Halef, İsveç’teki Süryani ve Asuri Federasyonlarının temsilcilerinin de yer aldığı heyete hitaben, Süryani/Asurilerin soykırımının (Seyfo) kabul edilmesi için sürdürdükleri çalışmalara “Mastürbasyon” benzetmesi yapmıştır. Bakan Bağış, “İsveç ve Avrupa’da soykırım mastürbasyonu yapıp İsveç’in soykırımı tanımasına sebep oldunuz da ne oldu? Neden Pontus Rumlarını bu işe karıştırarak kışkırtmacılık yapıyorsunuz?” diyerek heyette bulunanları azarlamış ve tahkir etmiştir. Süryani/Asuri halkı adına bireysel ve örgütsel olarak Bakan Bağış´ı, siyasi ahlaktan mahrum kin ve nefret kokan ifadelerinden dolayı en sert bir şekilde kınıyor, Bakanlık gibi önemli bir vazifeye layık olmayan bu ferdin vazifesinden azledilmesini talep ediyoruz. </em></p>
<p><em> Baş müzakereci Bakan Egemen Bağış, baskı ve yıldırma politikaları yüzünden onlarca yıl önce yurtlarından ayrılan ve 1915’te zamanın Osmanlı hükümeti ile mahalli Kürt ağaları ve eşrafının elbirliği sonucu toplu katliamlara tabi tutulan yüz binlerce Süryani/Asuri’nin torunlarına kendi dedelerinin ölümünün hesabını sormaya çalıştıkları için aşağılamakta ve aba altından sopa göstererek tehdit etmektedir. Bakan Bağış’ın yaptığı, katilin cinayetin tanıklarını susmaya zorlamaktan başka bir şey değildir. Bakan Bağış ayrıca, soykırımının (Seyfo) kabulü ve Mor Gabriel Manastırı arazileri konusunda çabalarından dolayı Milletvekilimiz Yılmaz Kerimo’nun Türkiye´de “Persona non grata” ilan edildiğini söyleyerek milletvekilimizi tehditkar bir üslupla yıldırmaya çalışmıştır. </em></p>
<p><em>2012 yılında BBC´de katıldığı bir programda cezaevindeki gazetecileri “tecavüzcü”, “soyguncu” ve “katil” olmakla suçlayan Bakan Egemen Bağış, mağdur halkları da o kadar rahat bir dille tahkir etmeyi alışkanlık haline getirmiş her halde. Pasaportunun vermiş olduğu diplomatik dokunulmazlığın arkasına korkakça saklanarak İsviçre’ye gideceğini ve “Ermeni soykırımı yoktur. Gelsin beni tutuklasınlar” diyeceğini söylerken, artık üstü örtülemez bir şekilde dengesiz bir ruh haline sahip olduğu ve Baş müzakereci gibi bir önemli vazifenin vasıflarından mahrum olduğu alenen görülmektedir. Bakan Bağış davranışlarıyla, makamının kendisine yüklediği görevleri yerine getirecek bir ahlak, siyasal kültür ve olgunluktan ne kadar uzak olduğunu yeterince ispatlamıştır. </em></p>
<p><em>Öte yandan, T.C. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 11-13 Mart 2013 tarihlerinde İsveç´i ziyaret edecektir. Bu ziyaretin tarihi ve beraberinde kimleri getireceği konusu da oldukça manidardır. Gül’ün ziyaret tarihi, İsveç Parlamentosunda 11 Mart 2010 tarihinde alınan Soykırım Kararı’nın yıldönümüne denk gelmektedir. Bu ziyaretin, İsveç ve Avrupa´da yaşayan Süryani/Asurilere bir “zeytin dalı” niteliği taşıması olasılığı yoktur. </em><br />
<em> T.C. Hükümeti ve bu hükümetin Başbakanı Erdoğan, bir ’iyiniyet’ gösterisi yapmak niyetindeyseler, sözkonusu Bakanı, dengesiz davranışları ve ahlakdışı konuşma üslubundan dolayı acilen vazifesinden azletmeleri gerekmektedir.</em></p>
<p><em>BETHNAHRİN AYDINLARI VE AKTİVİSTLERİ</em></p>
<p><em>ACSA (Assyrian Chaldean Syriac Association-İsveç)</em></p>
<p><em>Feyyaz Kerimo (İsveç)</em></p>
<p><em>Hanna Beth-sawoce (İsveç)</em></p>
<p><em>Fehmi Bargello (İsveç)</em></p>
<p><em>Augin Kurt Haninke (İsveç)</em></p>
<p><em>Fikri Göksal (İsveç)</em></p>
<p><em>İwardo Köyü Kalkındırma Federasyonu (İsveç)</em></p>
<p><em>Mar Jacob Kilisesi Yönetim Kurulu (İsveç)</em></p>
<p><em>Edvard Bethslivo Deniz (İsveç)</em></p>
<p><em>Besim Aho (İsveç)</em></p>
<p><em>Aziz Akyol (İsveç)</em></p>
<p><em>Sabri Yıldız (İsveç)</em></p>
<p><em>Bobil Brahim (İsveç)</em></p>
<p><em>Munir Rhawi (İsveç)</em></p>
<p><em>Yusuf Dikmen Gauro (İsveç)</em></p>
<p><em>Sait Baran Eser (İsveç)</em></p>
<p><em>Denho Özmen bar Mourad (İsveç)</em></p>
<p><em>Nihat Seven (İsveç)</em></p>
<p><em>Josef Özbek (İsveç)</em></p>
<p><em>Jamal Mete (İsveç)</em></p>
<p><em>Denho İshak (İsveç)</em></p>
<p><em>Emanuel Poli (İsveç)</em></p>
<p><em>Kumla Süryani Derneği (İsveç)</em></p>
<p><em>Abut Can (Almanya)</em></p>
<p><em>Abdulmesih BarAbraham (Almanya)</em></p>
<p><em>Sabo Akgül (Almanya)</em></p>
<p><em>Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu</em></p>
<p><em>İbrahim Seven (Almanya)</em></p>
<p><em>Kenan Araz (Almanya)</em></p>
<p><em>Ferit Sağ (Almanya)</em></p>
<p><em>Thomas Beth Patte (Almanya)</em></p>
<p><em>Johan Roumee (Almanya)</em></p>
<p><em>Morris Dal (Almanya)</em></p>
<p><em>Abut Buğday (Almanya)</em></p>
<p><em>Adnan Oyal Awrohum Geliyo (Almanya)</em></p>
<p><em>Mor Gabriel Derneği (Almanya)</em></p>
<p><em>Fehmi Aykurt (Almanya)</em></p>
<p><em>Hamburg Süryani Kültür Derneği (Almanya)</em></p>
<p><em>Aziz Kurt (Almanya)</em></p>
<p><em>Saliba Abrohum (Almanya)</em></p>
<p><em>Edward Ercan (Almanya)</em></p>
<p><em>Hikmet Demir (Almanya)</em></p>
<p><em>Lahdo Sağ (Almanya)</em></p>
<p><em>Hikmet Sağ (Almanya)</em></p>
<p><em>Joseph Gabriel (Almanya)</em></p>
<p><em>Nuri Günel (Almanya)</em></p>
<p><em>Ayten Ayboğa (Almanya)</em></p>
<p><em>Schamiram Ayaz (Almanya)</em></p>
<p><em>Circis Grigho (Almanya)</em></p>
<p><em>Gebro Ayaz (Almanya)</em></p>
<p><em>Numan Ogur (Almanya)</em></p>
<p><em>Dimitrios Kostanidis (Köln Pontos Derneği Başkanı)</em></p>
<p><em>Almanya Ermeni Federasyonu</em></p>
<p><em>Ferit Altınsu (Türkiye)</em></p>
<p><em>Shabo Boyacı (Türkiye)</em></p>
<p><em>Zeki İşlek (Türkiye)</em></p>
<p><em>Yuhanen Danho (Türkiye)</em></p>
<p><em>Özcan Metin (Türkiye)</em></p>
<p><em>Daniel Begic Masse (Türkiye)</em></p>
<p><em>Özcan Metin (Türkiye)</em></p>
<p><em>Adam Danho (Türkiye)</em></p>
<p><em>Murat Aslan (Türkiye)</em></p>
<p><em>Hazni Aktaş (Türkiye)</em></p>
<p><em>A.Ferit Banipal (Türkiye)</em></p>
<p><em>Kristina Tazza Toksoy (Türkiye)</em></p>
<p><em>Hamurabi Beth Shammas Stayfo (Türkiye)</em></p>
<p><em>Melek Sara (Türkiye)</em></p>
<p><em>Ayup Danho (Turkiye)</em></p>
<p><em>Odom Honno (Turkiye)</em></p>
<p><em>Ishok Aktaş (Türkiye)</em></p>
<p><em>Acar Abrohom  (Türkiye)</em></p>
<p><em>Yakup Atuğ (Türkiye)</em></p>
<p><em>Eliyo Eliyo (Türkiye)</em></p>
<p><em>Johannes Gauro (İsviçre)</em></p>
<p><em>Gabriel sare (İsviçre)</em></p>
<p><em>Musa Konaç (İsviçre)</em></p>
<p><em>Josef Hanno (İsviçre)</em></p>
<p><em>Fahima Hanno (İsviçre)</em></p>
<p><em>Aslan Akbaş (İsviçre)</em></p>
<p><em>Aminuel Akbas (İsviçre)</em></p>
<p><em>Yaşar Ravi (İsviçre)</em></p>
<p><em>Ursus Ravi (İsviçre)</em></p>
<p><em>Angelo Ravi (İsviçre)</em></p>
<p><em>Burhan Kacakcıoğlu (İsviçre)</em></p>
<p><em>Fehmi Besara (Isviçre)</em></p>
<p><em>İshak gösteriş Adö (İsviçre)</em></p>
<p><em>Abdulmesih Uçan (İsviçre)</em></p>
<p><em>Antakya Süryani Derneği (İsviçre)</em></p>
<p><em>Nail Beth-Kinne (Belçika)</em></p>
<p><em>Musa Ide (Belçika)</em></p>
<p><em>Daniel Bethrube Oktay (Litvanya)</em></p>
<p><em>Dr. Zeitoun Athour (Avustralya)</em></p>
<p><em>Besim Altundağ Barhe (ABD)</em></p>
<p><em>Hanna Can Kekinni (ABD)</em></p>
<p><em>Robert Bagani (Avusturya)</em></p>
<p><em>Yusuf Haddadoğlu (Avusturya)</em></p>
<p><em>Aslan Gabriel (Avusturya)</em></p>
<p><em>Dr. Yusuf Güney (Avusturya)</em></p>
<p><em>Linda Bagani (Avusturya)</em></p>
<p><em>Nebil Otku (Avusturya)</em></p>
<p><em>Fehime Otku (Avusturya)</em></p>
<p><em>Daniel Otku (Avusturya)</em></p>
<p><em>Claudia Otku (Avusturya)</em></p>
<p><em>Gabriel Otku (Avusturya)</em></p>
<p><em>Gabriela Otku (Avusturya)</em></p>
<p><em>Turan Guloş (Hollanda)</em></p>
<p><em>İshak Kangus (Hollanda)</em></p>
<p><em>Oraka Kangus (Hollanda)</em></p>
<p><em>Gabriel Uygur (Hollanda)</em></p>
<p><em>Robert Akbas (Hollanda)</em></p>
<p><em>Suat Arslanlar (Hollanda)</em></p>
<p><em>Söner Önder (Hollanda)</em></p>
<p><em>Julia Challma Kulhan (Hollanda)</em></p>
<p><em>Bethnahrin Vakfı Amsterdam (Hollanda)</em></p>
<p><em>Attiya Gamri (Hollanda)</em></p>
<p><em>Abrohom Gamri (Hollanda)</em></p>
<p><em>Meryem Kangus (Hollanda)</em></p>
<p><em>Abut Seven (Hollanda)</em></p>
<p><em>Sharil Petrus (Hollanda)</em></p>
<p><em>Adnan Challma Kulhan (Hollanda)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=1644</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Egemen Bağış&#8217;tan aşağılayıcı ve edepsiz sözler</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=1567</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=1567#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2013 00:01:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=1567</guid>
		<description><![CDATA[AB müzakerelerinden sorumlu bakan Egemen Bağış 16 ocak 2013’te Asuri/Süryani yetkilileri ile Stockholm’deki konsolosluk binasında bir toplantı yaptı. Asuri/Süryani yetkililer toplantı hakkında kapsamlı bir açıklama yapmadı. Bunun sebebinin ise Bakan Bağış’ın toplantı sırasında ahlaksız sözler sarf etmesi olsa gerek.Toplantı sırasında Egemen Bağış, Asuri/Süryanilerin Seyfo-1915 soykırımı çalışmalarına ‘‘mastürbasyon’’ benzetmesi yaptı.      Asuri/Süryani halkının bakanlık düzeyinde bir [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acsatv.com/?attachment_id=1552" rel="attachment wp-att-1552"><img class="alignnone size-full wp-image-1552" title="inkar-bakanı-egemen" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/02/inkar-bakanı-egemen.jpg" alt="" width="580" height="289" /></a></p>
<p><strong>AB müzakerelerinden sorumlu bakan Egemen Bağış 16 ocak 2013’te Asuri/Süryani yetkilileri ile Stockholm’deki konsolosluk binasında bir toplantı yaptı. Asuri/Süryani yetkililer toplantı hakkında kapsamlı bir açıklama yapmadı. Bunun sebebinin ise Bakan Bağış’ın toplantı sırasında ahlaksız sözler sarf etmesi olsa gerek.Toplantı sırasında Egemen Bağış, Asuri/Süryanilerin Seyfo-1915 soykırımı çalışmalarına ‘‘mastürbasyon’’ benzetmesi yaptı.     </strong></p>
<p>Asuri/Süryani halkının bakanlık düzeyinde bir toplantıda yer alması çok alışılagelmiş bir şey değil. Bu yüzden toplantının Türkiye tarafından gelen çağrı sonucu yapılmış olduğu kesin gibi görünüyor. Merak edilen ise Türkiye’nin neden İsveç’te faaliyet gösteren Asuri/Süryanilere böyle aniden bakanlık düzeyinde bir ilgi göstermesi?</p>
<p>Sorunun cevabı ise Türkiye hükümetinin İsveç’teki Asuri kurumlarından çok rahatsız olması. T.C İsveç’teki Asuri kurumlarını Seyfo &#8211; 1915 soykırımının İsveç parlamentosu’nda tanınmasından sorumlu tutuyor. Ayrıca Asuri parlamenter Yılmaz Kerimo da  bu yüzden dolaylı yoldan Egemen Bağış tarafından ‘‘istenmeyen adam’’ olarak ilan edilmiş olduğu söyleniyor. T.C’yi çok rahatsız eden bir başka konu ise Asuri kurumlarının Mor Gabriel Manastırına yapılan hukuk cinayetini Avrupa’da her alanda ve medyada dile getirmesi.</p>
<p>Bu yüzden toplantı daha çok Asurilere hadlerini bildirmek için yaplmış gibi görünüyor. Türkiye’de azınlık olarak tanınmayan ve tüm hakları göz ardı edilen Asuri/Süryaniler resmi anlamda varlıkları inkar ediliyor adeta. T.C’nin son zamanlarda Asuri/Süryanilere yaklaşmasının aslında bunları sevmesinden değil, aksine bu halkın diasporasını kontrol altına almak için yapılan girişimlerdir.</p>
<p>Egemen Bağış Asuri/Süryani diasporasını kontrol altına almanın tehdit ve hakaret yolu ile olacağını düşünoyor herhalde. Bağış, amacına ulaşmak için ise Stockholm’deki toplantı sırasında aşağıdaki hakaret dolu cümleyi kullanmış:</p>
<p>— İsveç ve Avrupa&#8217;da Seyfo-soykırım <strong>mastürbasyonu</strong> yapıp İsveç&#8217;in soykırımı tanımasına sebep oldunuzda ne oldu? Neden Pontus Rumlarını bu işe karıştırarak kışkırtmacılık yapıyorsunuz?</p>
<p>Egemen Bağış bu aşağılayıcı ve hakaret dolu sözleri söylerken İsveç parlamentosu&#8217;ndak  Asuri parlamenter Yılmaz Kerimo’ya bakarak yapmış. Bunun sebebinin ise Yılmaz Kerimo’nun soykırım oylamasında oyunu soykırımın tanınması lehine verdiğinden dolayı olduğu söyleniyor. Egemen Bağış bir soykırım mağduru olan Yılmaz Kerimo’nun oylamada Seyfo-1915 soykırımını inkar etmesini bekliyormuş anlaşılan!</p>
<p>Bakan Egemen Bağış&#8217;ın bu hakaret dolu ve aşağılayıcı tutumunu nasıl algılamak lazım?</p>
<p>AB müzakerelerinden sorumlu bakan olan Egemen Bağış bu hakaretleri ilk defa yapmıyor. Bundan birkaç yıl önce İsviçre soykırımı inkar etmenin yasaklanması hakkında bir yasa çıkardı. Egemen Bağış bu yasayı bilinçli olarak çiğnemek için Zürih’te &#8221;Ermeni soykırımı yoktur. Gelsin beni tutuklasınlar&#8221; sözlerini söyleyerek hem İsviçre devletine meydan okudu hemde bu soykırımda katledilenlere ve mağdurlarına hakaret etti.</p>
<p>Eğer Avrupa Birliği muzakerelerinden sorumlu bir bakan bu şekilde aşağılayıcı bir dilde ve demonstratif olarak azınlıklara hakaret ederse o zaman Türkiye’de sokaktaki adamın azınlıklara yapacağına şaşmamak gerekir.</p>
<p>Herhalde bundan sonra hükümette kabine değişikliği yapılınca, Egemen Bağış, kullandığı aşağılayıcı ve ahlaksız söylemlerinden dolayı Türkiye’de  ‘‘İnkarcılık ve Edepsizlik’’ bakanlığına atanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dikran Ego</strong><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="mailto:dikran.ego@bredband.net"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">dikran.ego@bredband.net</span></a></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=1567</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>T.C.’nin çirkin tuzağı</title>
		<link>https://www.acsatv.com/?p=1461</link>
		<comments>https://www.acsatv.com/?p=1461#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2013 14:18:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Artiklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acsatv.com/?p=1461</guid>
		<description><![CDATA[Geçen aylarda, Cuhuriyetin 90 yıllık tarihinde ilk defa Süryanilere kilise inşa etmeleri için izn verilmesi Türk basınında büyük yankı yapmıştı. İlk bakışta herkez buna olumlu baktı. Ama sorun biraz kurcalanınca işin aslının ne kadar çirkin ve fesat ile dolu olduğu ortaya çıktı. İstanbulda yaşayan Süryaniler yıllardan beri diğer cemaatlere ait kiliselerde ayin yapıyordu. Tarlabaşında bulunan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1462" title="Latin-katolik-mezarligi" src="http://acsatv.com/wp-content/uploads/2013/01/Latin-katolik-mezarligi.jpg" alt="" width="580" height="363" /></p>
<p><strong>Geçen aylarda, Cuhuriyetin 90 yıllık tarihinde ilk defa Süryanilere kilise inşa etmeleri için izn verilmesi Türk basınında büyük yankı yapmıştı. İlk bakışta herkez buna olumlu baktı. Ama sorun biraz kurcalanınca işin aslının ne kadar çirkin ve fesat ile dolu olduğu ortaya çıktı.</strong></p>
<p>İstanbulda yaşayan Süryaniler yıllardan beri diğer cemaatlere ait kiliselerde ayin yapıyordu. Tarlabaşında bulunan İstanbuldaki tek Süryani kilisesi 17000 Süryaninin ihtiyacına doğal olarak yeterli olmuyordu. Bu ihtiyacı gidermek için son yıllarda Süryaniler devlet makamlarından kendilerine bir kilise inşa etmeleri için arsa tesis edilmesini istediler.</p>
<p>Devlet makamları Süryani kilise yetkililerine Yöşilköyde bir arsa önerdiler. Ancak bu arsanın 1950 yılında Latin Katolik kilisesinden gasp edilmiş bir mezarlık olması işleri karıştırdı. Latin Katolik kilisesi mezarlıklarını geri almak için devlet kurumları bir hukuki süreç içinde bulunmakta.</p>
<p>1950 yılında Latin Katolik kilisesine yapılan haksızlık günümüzde Turabdindeki Süryani Mor Gabriel Manastırına yapılıyor. Yasamanın yüksek organları iç ve dış hukuka aldırmadan hıristiyan azınlıkların mallarına siyasi olarak alınan kararlar ile el koymaktan çekinmiyor.</p>
<p>Devlet makamları Latin Katolik kilisesinden gasp edilen mezarlığı İstanbuldaki Süryanilere devletin malı gibi vermeye çalışıyor. İstanbuldaki Süryani kilsesi yöneticileri devletin bu çirkin oyununa karşı çok tutarız bir duruş gösterirken İstanbul ve Avrupada yaşayan Süryani aydınları olaya sert tepki gösterdi.</p>
<p>Süryani kilisesi Vakıf Başkanı Sait Susin, arazi meselesinde Latin Katoliklerin haberdar olduklarını ve herşeyi onların rızası ile yapacaklarını söyledi. Ancak Latin Katolik kilisesinin avukatı Nail Karataş ACSA TV’ye verdiği <a href="http://www.acsatv.com/?p=1423">demeçte</a> Sait Susini yalanladı. Nail Karataş, kilisemizden çalınan mezarlık arazilerimizi Süryanilere veya başkasına verilmesine karşıyız diyerek olayın hukuka taşındığını açıkladı.</p>
<p>Süryani aydınlar, İstanbuldaki Süryani Kilisesi yönetimini elinde bulunduran Süryani Burjuvasının konuya yaklaşımının ahlak dışı olduğunu ve bu tutarsız duruşun Mor Gabriel davasına zarar vereceğini <a href="http://www.evrensel.net/news.php?id=43381">yazılı</a> ve <a href="http://www.acsatv.com/?p=1447">görsel</a> basında belirttiler.</p>
<p>Süryani kilisesi ile latin Katolik kilisesini karşı karşıya getiren bu çirkin T.C. tuzağının nasıl sonuçlanacağını bekleyip göreceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dikran Ego</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.acsatv.com/?feed=rss2&#038;p=1461</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
