Allah u akbar! allah u akbar!
Yýl 1971 yer Midyat, Turabdin. Midyat nüfus dairesi memurularýndan Esat Erdem adlý memur baþta olkmak üzere tüm çalýþanlar “Allah u Akbar! Allah u Akbar” Ýslam batýrýldý, Islam lekelendi diye baðrýyorlardý.
Çok kýsa bir süre içinde Midyat belediye sarayý yüzlerce yobaz müslümanýn akýnýna uðramýþtý. Gökçe doðumlu yeni Eþi Rukiye ve kendisi için evlenme cüzdaný ve aile kayýt örneði çýkarmak isteyen Asuri/Süryani olan SabriAltunkaya, belediye sarayýna akýn eden yüzlerce yobazýn saldýrýsýna uðramýþtý.
Yobazlarýn taþ, sopa ve tekmelerine maruz kalan Sabri neredeyse linç ediliyordu, Belediye sarayýnda tesadüfen bulunan Polis Komiseri ve Savcý yardýmcýsý, cansýz düþen Sabriyi yobazlarýn elinden çekip sökmüþ, eþi Rukiye ise belediye sarayýnýn karþýsýndaki polis karakoluna kaçarak sýðýnmýþtý. Kýsa bir müddet sonra Sabri’de polis karakoluna götürülmüþtü.
Polis karakolunu abluka altýna alan yobaz topluluðu, Sabri ile Rukiyenin kendilerine teslim edilmesini talep ettiler. Ortam dahada gerginleþmiþ ve polis amiri kaymakamýn karakola gelmesini istemiþti. Polis karakolunun saatlerce kuþatma altýnda kalmasýna raðmen, kaymakam endiþe edilecek birþey olmadýðýný ve çiftin dýþarýya çýkabileceklerini söylemiþti.
Ancak Sabri ile Rukiye dýþarýda kendilerini neyin beklediðini biliyorlardý ve dýþarýya çýkmamak için direniyorlardý.
Polis karakolunun içine yýðýlmaya baþlayan yobazlara müdahale etmeyen polis sonunda teslim olmuþtu. Yobazlar Sabri’ye taþ, sopa ve tekmelerle yeniden saldýrmaya baþlamýþ, Rukiye ise kendisini Sabrinin üzerine atarak onu korumaya çalýþmýþtý. Rukiye’yi eþinden söküp çeken yobazlardan baðzýlarý Rukiyeyi kaçýrdýktan sonra diðer yobazlar Sabri’ye saldýrmaya devam etmiþ ve Sabri’yi ölümüne dövmüþtü.
Tüm bu olaylarýn geliþmesinde polis çok aciz davranmýþ ve müdahele etmemeye özen göstermiþti.
Sabri cansýz bir vaziyette bir taksi þöförü tarafýndan hastaneye ulaþtýrýlmýþ, Rukiye ise yobazlarýn eline rehine düþmüþtü. “Yüce devlet ve adalet” Ne Sabri’yi linç etmeye giriþenlerden nede Rukiye’yi kaçýranlardan bu vahþetin hesabýný sormamýþtý.
31 ocak 1971 yýlýnda gerçekleþen bu olaylar, asuri-süryanilerde ve tüm Turabdinde bir bomba gibi patlamýþtý. Ertesi gün kaymakam, polis, savcý ve askeri güçler hallerinden memnun hiç birþey olmamýþ gibi davranmýþlardý.
Saldýrýyý þikayet etmek ve Rukiyenin kaçýrýldýðýný ihbar etmek isteyen sabrinin ailesi, midyattaki tüm devlet kurum ve güçlerine baþvurmuþ ancak hiç biri parmak kýpýrdatmamýþtý. Oradan bir sonuç alamayan aile daha sonra mardin valiliðine baþvurmuþ ve vali Celal Kayacan yanýna birkaç yüksek rütbeli asker alarak midyata gitmiþti. Midyata kendisini kýsa bir müddet gösteren valide olaya müdahele etmeden ortadan kaybolmuþtu.
Olay gecesi kýyamet kopmuþ ve Midyatýn hýristiyan kýsmý müslümanlar tarafýndan saatlerce aðýr silahlarla ateþe tutulmuþtu. Barýþseverliði ile bilinen bir halk olan asuri-süryaniler devlet güçlerinden yardým bekliyordu, gün aðarmaya baþladýðýnda tüm asuri-süryaniler ne olup bittiðini anlamak için þehire inmiþti, Midyat kuþatma atýnda idi.
Midyata giriþ ve çýkýþlar yasaklanmýþ ve devlet güçlerininde saldýrganlarý açýkça desteklediði anlaþýdýðýnda artýk asuri-süryaniler kendilerini neyin beklediðini anlamýþtý. Ev ve ailelerini korumak için ele geçirebildikleri balta, býçak diðer silahlarla kendilerini donatmýþlardý.
Aralarýnda ateþli silahý olaný ise çok azdý. Hiç kimse iþine gidemez olmuþ, dükkanlar kapanmýþ ve çocuklarda okula gidemiyordu.
Çaresiz düþen Sabrinin ailesi, bir haftalýk gelin olan Rukiyenin anne ve babasýný midyata çaðýrmýþtý, Alevi bir türk ile evli olan Rukiyenin Ermeni annesi, kýzýnýn kaçýrýldýðýný tüm devlet kurumlarý ve güvenlik güçlerine ihbar etmiþ ancak kendiside “devlet babanýn” Rukiyeyi kurtarmak için ne kadar isteksiz davrandýðýna þahit olmuþtu.
Ayný zamanda müslümanlar, hýristiyan mahallelerini kuþatmaya devam etmiþ. Asuri-Süryaniler Turabdinin bir çok yerlerinde saldýrýya maðruz kalmýþtý. Midyatýn hýristiyan kesmi her akþam yaylým ateþine tutulmuþ, sabah bu saldýrýlarý ihbar etmek için güvenlik güçlerine gidenler ise, silahlý ateþi kendilerinin yaptýklarýný ve yalan ihbar suçlamalarýyla birçok kiþi tutuklanmýþ ve hapsedilmiþti.
Ama aslýnda ne olmuþtu, olaylar nasýl baþlamýþ ve geliþmiþti?
Almanyanýn Heidelberg kentinde ikamet eden Sabri Altunkaya (Dinyike) yine orada ikamet eden Malatya asýllý Gökçe ailesi ile tanýþýr. Her iki ailenin onayý ile Rukiye ile Sabrinin evlenmesi münasip görülür. Malatyada yapýlan düðünden sonra, geçerli olan kanun ve kurallar gereði midyata gelerek nüfusa kayýtlý olduðu midyat nüfus dairesinde evlenme muamelesini yapmak için müracatta bulunur.
Belediye nüfus memuru Esat Erdem Rukiyenin müslüman olduðunu fark edince zorluk çýkarmaya baþlamýþ kýzýn yaþý küçük ve kýzý kaçýrdýn gibi bahaneler öne sürerek Sabriye ertesi gün yanýna Rukiyeyi alarak gelmesini kýzýn ifadesnin alýnmasýnýn gerektiðini söyler. Bu arada boþ durmayan Esat Erdem olayý midyat müftüsüne bildirir. Müftüde fanatik müslüman topluluðunu belediye saryýnýn yakýnýnda toplar. Nüfus memuru ile yapýlan anlaþmaya göre yobaz topluluðu; “Alla u Akbar! Allah u Akbar” diye baðýrýldýðýnda belediye saryýna hücum edecekti.
Aradan bir ay geçmesine raðmen kaçýrýlan Rukiye hala bulunamamýþtý. Asuri-Süryanilerin önde gelenleri Ankaraya birçok telgraf çekerek devletin müdahele etmesini istemiþti, ama tüm bu çaðrýlarda sonuçsuz kalmýþtý. Midyatýn hýristiyan mahallelri hergün taciz ateþine tutuluyordu.
20 þubat günü, ünlü avukat ve milletvekili Mehmet Ali Arýkan elinde Rukiyenin verdiði bir vekaletname ile midyata gelir. Vekaletnamede Rukiyenin boþanmak istediði ve mahkemede kendisini avukat Mehmet Ali Arýkan’ýn temsil edeceði yazýlý idi. Rukiyenin annesi, polisten avukatýn tutuklanmasýný ve Rukiyenin nerede olduðunun öðrenilmsini talep eder ancak polis bu taleplerede kulak týkar.
Rukiyenin annesi 1 martta mardin valisine gönderdiði yazýlý rica talebinde; “Eðer kanunen benim alevi kýzýmýn, asuri-süryani sabri ile evlenmesi yasak ise, verin kýzýmý Almanya’ya geri götüreyim” demiþti ancak buda devlet kurumlarýný harekete geçirmemiþti.
Temmuz ayýnýn sonlarýna gelinmiþti, Sabri çaresiz Almanyaya geri dönmek zorunda kalmýþ ve Rukiyeden tamamen ümit kesilmiþti.
Sýcak bir günün gecesinde herkes açýk havada yatarken gene birden kýyamet kopar ve midyatýn hýristiyan mahalleleri saatlerce yoðun ateþe tutulur, sabah halk uyandýðýnda asuri-süryaniler arasýnda Rukiyenin kendi çabasýyla müslümanlardan kaçtýðý söylentisi dolaþmaya baþlamýþtý. Bölgenin yabancýsý olmasýna raðmen kaçtýktan sonra gece yarýsýnda þans eseri “doðru kapýyý çalan” Rukiye’ye asuri-süryani bir aile yardýmcý olur.
Ertesi gün askerler, polisler ve yobaz müslümanlar adeta çýlgýna dömüþ ve Rukiyeyi yakalamak için midyatýn didik didik aranacaðý söylentileri dolaþmaya baþlamýþtý. Polisin yaptýðý yoðun aramalara raðmen Rukiye bulunamamýþtý. Rukiyeyi korumak ve saklamak için tüm asuri-süryaniler yardýmlaþmýþtý. Midyatýn hýristiyan kýsýmlarý yine kuþatma altýna alýnmýþ gece yapýlan ateþli saldýrýlar artýk gündüzde devam ediyordu. Hýrsýný alamayan müslümanlar asuri-süryanilere ait tarla, bað ve bahçeleri bozmuþ ve telef etmiþti.
Asuri-Süryani önde gelenleri kýzýn midyattan çýkarmanýn tek bir çaresi olduðunu görmüþ ve sadýk dostlarý yezidilerden yardým istemiþti. Yezidiler, cesaretli ve sadýk insanlar olarak tanýnýyordu. (Ayn Verdo köyünün 1915 yýlýnda kuþatýlmasý sýrasýnda, Asuri-süryanilere silah, cephane ve diðer ihtiyaçlarý saðlayarak destek olan gene yezidiler idi.) At sýrtýnda midyata gelen yezidiler, Rukiyeyi alarak gene atlarla güvendikleri köylerden geçerek Batmana kadar gelirler. Onlarý Batmanda bekleyen Ermeni bir taxi þöförü Rukiyeyi alýr ve sahte belgelerle Ýstanbula kadar ulaþtýrýr.
Daha sonra gene sahte belgelerle Rukiye, Almanya’ya Hedilbergteki eþi Sabri’nin yanýna ulaþtýrýlýr.
Tüm bu süreç içinde fanatik müslümanlaradan korkmayan ve yobazlara karþý adeta kafa tutan, midyatýn hýristiyan kesimlerini koruyan üç aile; Lahdo, Esat Rhawi ve Yoken aileleri idi. olasý bir saldýrýda kendilrini sonuna kadar, tüm imkanlarla korumaya hazýr oluklarýný ve kolay lokma olmayacaklrýný göstermiþlerdi.
Asuri-Süryaniler, Türk devletinin kendilerine yapýlan saldýrý ve zulümlere nasýl göz yumduðunu bir kez daha net bir þekilde anlamýþ, saldýrý ve baskýlarý baþlatmaya ise en ufak bir bahanenin dahi yeterli olduðunu anlamýþlardýr.
Birçok gazetenin olaylarý ve saldýrýlarý yazmasýna raðmen, devletin herhangi bir resmi kurumu yada güvenlik güçleri yetkililerinden hesap sorulmamýþtý.
Asuri-Süryanilerin, sözde “modern” ve “laik” Türk Cumhuriyetinde aslýnda can ve mal güvenliðinin olmadýðý bir kez daha anlaþýlmýþtýr. Olay ve saldýrýlarý Yeni Ortam gaztesinde yayýnlayan cesur gazeteci Ýlhami Soysal olaylarý; “Türk demokrasi’sinin büyük ayýbý” diye adlandýrmýþtý.
Södertälje 14 kasým 2002
ACSA
Assyrian Chaldean Syriac Association
<< Tillbaka
|
|
|
Turkiet hämnas för Seyfo erkännandet genom att straffa Mor Gabriel
De utdragna rättegångarna rörande det 1700 år gamla Mor Gabriel klostrets ägor i Turkiet har tagit en ny vändning.
|
Återställande av Republiken Cyperns territoriella enhet
Skriftlig fråga 2009/10:962
den 20 juli
Fråga
2009/10:962 Återställande av Republiken Cyperns territoriella enhet
av Lennart Sacrédeus (kd)
till utrikesminister Carl Bildt (m)
|
Asurlarda 4 bin yıl önce beyin ameliyatı
Kültepe Höyüğü'nde yapılan kazılarda bulunan Asurlu bir tüccara ait iskeletin incelemesi sonucu, yaklaşık 4 bin yıl önce, kafatası açılarak, beyin zarı iltihabı operasyonu yapıldığı tespit edildi.
|
Syrianer och assyrier – vakna och stå upp för Södertälje!
Vi har fått en fristad häri Sverige eftersom vi inte kunde leva fritt i våra hemländer på grund av olika etniska och religiösa skäl. Vi har blivit väl mottagna med mycket kärlek, ömhet och tolerans. Vi får absolut inte glömma denna humanitära handling från svenska staten och folket.
|
1700 yıllık 'Mor Yakup'ta çirkin tehditler
Nusaybin ilçesinde restorasyon çalışmaları süren ünlü Süryani Mor Yakup Kilisesi’nin duvarlarına kimliği belirsiz kişiler tarafından sprey boyayla hakaret ve tehdit içerikli yazılar yazıldı.
|
Ny bok ''Assyrierna - frågor och svar''
Det föreligger ett behov av en enkel beskrivning av assyrierna på svenska. Assyriernas antal i Sverige är högt och de når över nyhetströskeln allt oftare. Det handlar om fotbollsframgångar, om utvisningshotade assyriska flyktingar från Irak, om bemärkta assyrier inom kultur, journalistik och politik.
|
Free download arabic language
Fader Ishak Armales bok om Seyfo på arabiska
|
TURKIETS VÄNSTER
De närmaste dagarna kommer Turkiets författningsdomstol besluta om ickemuslimers rättigheter när det gäller stiftelser.
|
MEZOPOTAMYADA YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR HALK SÜRYANİLER
Süryaniler; yaklaşık 5.000 yıllık geçmişleriyle Mezopotamya`nın en eski halklarındandır. Süryaniler; tarihte Mezopotamya olarak bilinen bölgede hüküm sürmüş olan Akad, Asur, Babil ve Aram uygarlıkların mirasçılarıdır. Süryaniler bu dönemde kültür ve uygarlık gelişimine ön ayak olmuşlardır. Toplumsal kanunların oluşturulması (Hammurabi Kanunları, Orta Asur Kanunları gibi),ticaretin geliştirilip geniş alanlara yayılması (Kayseri yakınlarındaki Kaneş ticaret bölgesi gibi),yazının yaygınlaştırılması (çivi yazısının Anadoluya getirilmesi gibi) ve diğer birçok alanda Süryaniler etkin olmuşlardır.
|
Offentlig debatt gynnar det assyriska samhället
Det ligger alltid i allmänhetens intresse att ta del av nyheter och händelser av relevans för folkgruppen. Det är på så sätt ett samhälle sätter sina problem under luppen, debatterar dem, hittar lösningar och utvecklas. Rapporteringen om barn som vägrades rshomo/dop handlade om en nyhet och var av journalistiskt intresse och inget annat.
|
|
|










|